Karma

Karma, sebep ve sonuç yasasıdır ve eylem demektir. Günlük yaşamınızda (eyleminizde) yaptığınız her şeyin hem olumlu hem de olumsuz enerjisel sonuçları vardır. Hepimiz karma oluşmasına günlük hayatta isteyerek veya istemeden sebep oluyoruz. Karma oluşturmaktan kaçınamayız. Kaçınılmaz olduğu için karma oluşturmaktan korkmamalıyız.

Karma, en basit anlatımla verdiklerimizi alacağımız fikridir. Örneğin, başkalarına saygısızlık ve öfkeyle davranırsak, bugünlerde ya da gelecekte bize karşı saygısız ve öfkeli birisi olarak tezahür edecektir. Eğer başkalarından çalarsak, birisi muhtemelen bizden çalmaya başlayacaktır. Birisine hak ettiği ücreti vermezsek, o ücret bizden mutlaka bir başka şekilde çıkacaktır.

Temel olarak, ektiğimizi biçeriz. Bu konuyu örneklendiren 2 hadisi paylaşmak isterim:

  1. “Kim (başkalarının kusurlarını teşhir edip herkese) duyurursa, Allah da (onun kusurlarını) duyurur. Kim de riya yaparsa Allah da onun riyasını ortaya çıkarır.”
  2. “Kim başkasında gördüğü bir ayıbı kınarsa o ayıp onun da başına gelmeden ölmez.”

Yapabileceğiniz şey, negatif karma oluşumunu engellemek ve daha önce oluşan bu negatif karmaları temizlemenin yollarını bulmaktır. Hayatta yaptığınız her şey, tıpkı okyanusa çakıl taşı attığınız gibi, enerjisel bir dalgalanma etkisi oluşturur. Aynı şekilde, günlük yaşamınızda yaptığınız her şey (düşünceler, duygular, eylemler vb.) evrende bir dalgalanma etkisi oluşturur. Bu nedenle eylemleriniz, duygular ve niyetleriniz ve birbirimize bağlı olduğumuz gibi başkaları üzerinde etkimizin olduğunun bilincinde olmalıyız.

Tüm negatif karmalar eşit değildir ve tüm negatif karmalar sizi aynı şekilde ve aynı yoğunlukta etkilemeyecektir. Karmanızın bazıları hiç görünmeyebilir, bazısı sadece bilinçaltı bir seviyede çalışır ve bu nedenle siz onun farkında bile olmayabilirsiniz. Karma oluşturmaktan kaçınamazsınız.

Negatif karmaları bazen bilerek bazen de farkında olmadan oluştururuz. Bilinçli ve bilinçsiz karma arasında fark vardır; çünkü dünyadaki her şey çoğunlukla niyet yoluyla yönetilir. Bu nedenle, birisine istemeden fiziksel olarak zarar verdiyseniz (mesela yanlışlıkla çarpma gibi), biriktirdiğiniz karma o kadar büyük olmayabilir. Bilinçli karma yani birisine bilinçli olarak zarar verme, daha yaygın olan bilinçdışı karmaya kıyasla temizlemesi ve iyileştirmesi çok daha zor olabilir. Bilinçli negatif karma durumunda, daha iyi iyileşme ve temizlenme için önce yaptığınız zararı fark etmeli ve eylemleriniz için gerçek bir pişmanlık hissetmelisiniz. Örneğin; gıybet, dedikodu, söz taşıma negatif karmanın oluşmasına sebep olur. Bu durumdan kurtulmak için gıybeti edilen kişiden helallik almak, gıybet ettiğine pişman olmak ve bir daha yapmama kararlılığında olmak gerekir. Şahsen hiç tanımadığımız bir kişinin arkasından konuşmak, gıybetini etmek, bu konu ile ilgili negatif karmanın temizlenmesini zorlaştıracaktır.

Sürekli tekrar eden olumsuzlukları yaşayanlar; o konu ile ilgili negatif karmalardan kurtularak sorunlarından kurtulabilir. Bazı karmalar temizlenmiş olduğu halde, yenilenmeye devam ediyor veya yaşamınızdaki belirli olaylar kendilerini tekrar etmeyi sürdürüyorsa; karmalardan ders almadığımız veya eski yaşam tarzına devam etmekten kaynaklanıyor olabilir. Bu dersleri anlayana kadar benzer olayları çekmeye devam edebiliriz. Belirli olayların neden kendilerini tekrar etmeyi sürdürdüğünü anladıktan sonra, düzeltecek ve daha iyi hale getirecek ve negatif karmayı iyileştirebilecek ve etkisiz hale getirebileceğiz.

Karmanın bilerek oluşturulmasının, sonuçları açısından da farkı vardır. Bir çalışanınızın ücretini bilerek eksik vermeniz durumunda, işyerinize giren bir hırsız ilgili negatif karmanın temizlenmesini sağlayabilir. Ancak bu durumda çalınan mallar sadaka hükmünde olmayacaktır. Bir çalışanınızın primini, kasıt olmaksızın düşük hesaplayıp eksik ödemeniz durumunu ele alalım. Böyle bir durumda işyerinize hırsızın girmesi yine ilgili negatif karmanın temizlemesini sağlayabilir. Ancak bu durumda çalınan mallar sadaka hükmünde olabilir. Çünkü negatif karmanın oluşmasında kötü niyet söz konusu değildir. Enerji ile uğraşanların “karma” diye ifade ettiği bu durumu İslam dini “Allah adaletlidir” şeklinde ifade etmektedir.

Karma’yı daha iyi anlamak için, iyi ile kötü arasındaki farkı da izah etmek gerekir. İnsanların sık sık iyi bir davranış olarak gördükleri, aslında yalnızca egolarından dolayı yaptıkları ve egolarını eylemleriyle besledikleri için iyi olmayabilir. Mesela kendisi hakkında iyi düşünülmesi için veya etrafına tanınmak için bir hayır kurumuna bağış yapan insan düşünelim. Bu durumda yaptığı fiil, yalnızca ego temelli ve öz kazanıma odaklı olduğu için olumsuz karma oluşturmaktadır. Kendisini daha iyi hissetmek için veya halkın gözünde iyi görünmek için yapmış olması negatif karma oluşturur. Çocuğunu karşılıksız sevindiren, hediye veren bir anne gibi, bencil olmayan bir şekilde davranmak negatif karma oluşturmaz. Karmanın iyi ya da kötü oluşmasına sebep olan niyettir, fiilin kendisi değildir.

Negatif karma, negatif ego temelli eylemler, zararlı niyetler ve kendiniz ve başkaları hakkında olumsuz düşünceler ve hisler gibi birçok farklı şekilde meydana gelir. Kendin ve başkaları hakkında her zaman olumsuz düşünürsen, bu olumsuz karma meydana getirir. Birisine zarar vererek veya başkasının o kişiye zarar vermesini teşvik ederek negatif karma oluşur. Negatif karmalar, hayatınızın çoğunda birlikte yaşamak zorunda olduğunuz duygusal acılara ve strese neden olabilir.

Al-i İmran suresinin 30.ayetinin tefsirinde belirtildiği üzere; kişi şefkat tokatları ile yaptığı hataların kefaretini burada çekmektedir. Ancak büyük hatalar, büyük mahkeme olan ahirete ertelenmektedir. Şefkat tokatları, negatif karma sonucu oluşur ve ilgili negatif karmayı temizler.


“Herkes hayır olarak ne işlemiş, kötülük olarak ne işlemişse, kıyamet gününde hepsini önünde hazır bulur. O zaman ister ki, işlediği kötülüklerle kendisi arasında büyük bir mesafe bulunsun. Allah, sizi kendisinden gelecek bir azaptan sakındırıyor. Çünkü Allah kullarına çok şefkatlidir.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:30.


Genel bir kaide olarak kötü karmayı temizlemek için yüksek titreşime sahip davranışlar sergilenmelidir. Tefekkür etmek, Allah rızası için başkalarına yardımcı olmak, verilen nimetler için şükretmek, sevgi ile merhamet ile insanlara davranmak, affetmek gibi.

Namaz kılmak, oruç tutmak pozitif karma oluşturmazken (şahsi ibadetler olduğu için); sadaka vermek, asgari sınırın üzeri miktarında zekât vermek, tebessüm etmek, hediye vermek pozitif karma oluşturmaktadır.

Negatif karmalardan kurtulmak için Peygamber efendimizin sünnetine uygun olarak yaşayan bir Müslüman olmaya gayret etmeliyiz. En önemlisi dua etmeliyiz.

Karmadan kaçınılamaz. Karma, insan olmanın bir parçasıdır; kim olduğunun bir parçasıdır. O yüzden ondan korkmamalıyız. Karmayı, büyümek, ilerlemek ve yeni manevi dersler keşfetmek için bir araç olarak kullanabiliriz.